ÇİN KONFERANSI BASIN BÜLTENİ

TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) tarafından 8 Aralık 2006 tarihinde düzenlenen Çin Konferansında, dünyada en büyük 500 büyük firmanın 485’inin Çin’de yatırımı bulunduğu belirtilerek, bu ülkenin bir tehdit olma yanında, aynı zamanda bir fırsatlar ülkesi olduğuna işaret edildi. REF Direktörü Prof. Dr. Gündüz Ulusoy, yaptığı açılış konuşmasında, bir yandan ikili dış ticaretimizde aleyhimize mevcut dengesizlik, iç ve dış pazarlarımızda karşı karşıya kaldığımız çetin fiyat rekabeti; diğer yandan geniş iç pazarı ve dünya pazarlarında işbirliği olanaklarıyla Çin’in Türkiye’de büyük ilgi uyandırdığını ve Türk sanayiinin Çin sanayii karşısında rekabet edebilirliğini konusunda endişeler bulunduğunu belirtti. Bütün bu ilgi ve endişelere rağmen Çin hakkında üniversite ve araştırma kurumlarımızdan kaynaklanan çalışma sayısının maalesef yok denecek kadar az olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Ulusoy, Çin Konferansının ve bu Konferansta sunulan Küresel Rekabette Yükselen Bir Güç: Çin adlı raporun bu eksikliği giderme yönünde bir başlangıç olmasını amaçladıklarını söyledi.

Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?

8 Aralık tarihinde Sabancı Center’da düzenlenen Çin Konferansı’na katılan uzmanlardan Duisburg Üniversitesi Doğu Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Markus Taube, "Çin ve Dünya Ekonomisine Genel Bir Bakış" başlıklı konuşmasında Çin’in 21. yüzyılda global ekonomiyi sarsacak kapasitede bir güç haline dönüştüğünü belirtti. Yakın bir gelecekte dünya ekonomisinin “Çinleşeceğini” savunan Prof. Taube, bu değişimin gerçekleşmesi için öncelikle Çin’in başta fikri mülkiyet haklarını korumak ve devlet işletmelerinin ekonomideki rolünü azaltmak gibi konularda tedbir alarak kendisini değiştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Taube, Çinli şirketlerin giderek daha liberal bir yapı sergilediğini ve global ekonomiyle her geçen gün daha çok entegre olduklarını belirterek, kısa bir süre sonra evlerimizde kullandığımız ürünlerin büyük oranda Çin malı olacağına dikkat çekti. Bilinçli bir strateji ile değişik alanlarda çeşitli küresel markalar yaratmayı hedeflediklerini vurguladı.

Bilişim sektörü Çin’in yeni gözbebeği

İK Yönetimi ve Çin Araştırmaları konusunda uzman Prof. Fang Lee Cooke ise “Çin Sanayi Politikası ve Çin Sanayisinin Rekabetçiliği başlıklı konuşmasında Çin’in sanayi politikalarının yeni sektörlerin gelişmesine izin verecek biçimde yapılandığını belirterek son yıllarda Çin’de yükselen en önemli sektörün bilişim sektörü olduğunu belirtti. 2005 yılı verilerine göre 111 milyon internet kullanıcısına sahip olan Çin’in, 2006 sonuna dek 440 milyon cep telefonu kullanıcısına sahip olacağını vurgulayan Cooke, Çin bilişim sektörünün yılda %40 oranında büyüme hızına sahip olduğunu belirtti.

Yatırımcılar: “Uzun vadeli xüşünün, yerel bir ortak ile çalışın”

Çin Konferansı kapsamında düzenlenen Çin ve Türkiye: Yatırımda ve Dış Ticarette Sorunlar, Fırsatlar, İşbirlikleri konulu Panel ise Çin ile ilişkileri olan şirketlerin temsilcilerini ve Çin’de yaşadıkları ticari deneyimleri dinleyicilerle buluşturdu.

Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hasan Ersel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen Panele Türkiye Garanti Bankası Şanghay Baştemsilcisi Noyan Rona, Siemens AG Başkan Yardımcısı ve Asya-Avustralya Bölgesi Şirket Stratejileri Başkanı Peter Weiss, Demirdöküm Uzakdoğu İlişkiler Yöneticisi Sertaç Ersayın ve Türkiye İş Bankası Çin Temsilcisi Tunç Türker katıldı.

"Çin'de olmak risklidir ama Çin'de olmamak daha risklidir" diyen katılımcılar, Çin pazarına girmenin ve mal satmanın zor olduğunu, ancak burada, Batı ülkeleriyle aynı kalitede mallar üreterek, daha ucuza satabilen Türkiye’nin avantajlı olduğu kaydettiler. Çin pazarına girmek isteyen yan sanayi firmalarımız için göz ardı edilmemesi gereken bir yolun da Çin’de yatırımı olan çokuluslu şirketlerin tedarikçisi olmak olduğu belirtildi.

Konuşmacılar Çin’de yatırım yapacak firmaların planlarını uzun vadeli kurgulaması ve mümkünse Çinli bir firmanın rehberliğinde çalışmaları gerektiğine dikkat çekerek, yatırımcılara çeşitli ipuçları verdi. Çin iş kültüründe kişisel ilişkiler ve güvenin stratejik önem taşıdığına dikkat çeken konuşmacılar, Çin iş dünyasında kabul gören anlayışın “Ticaret yaptığımız için dost değiliz, dost olduğumuz için ticaret yapıyoruz” olduğunu vurguladı. Panelde ayrıca Çin sermayesini Türkiye’ye çekmek için Türkiye’nin kendisini daha etkin biçimde tanıtması gerektiğine dikkat çekildi.

Konferans programı, sunumlar, panel notları ve konferans fotoğrafları için tıklayınız

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Binası Orhanlı, Tuzla 34956 İstanbul
+ 90 216 483 9710 ref@sabanciuniv.edu