WORLD ECONOMIC FORUM 2006 KÜRESEL REKABET SIRALAMASI

Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) tarafından her yıl yayımlanan Küresel Rekabet Raporu'nun (Global Competitiveness Report) 2006–2007 sayısında Türkiye, Küresel Rekabet Endeksi sıralamasında 12 basamak ilerleyerek 125 ülke arasında 59. olmuştur. Aynı endekste Türkiye geçen sene 117 ülke arasında 71. idi. Böylece, Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine girilmesiyle birlikte yapılan reformların yararları görülmeye başlandı. Türkiye sıralamada AB üyelik sürecindeki diğer ülkelerden Romanya (68) ve Bulgaristan'ın (72) da önünde yer aldı.

"Türkiye makroekonomik istikrarı sağlayacak temellerin atılması, uzun yıllar boyunca süren etkin olmayan kamu maliyesi yönetimi ve yüksek enflasyondan kurtulma yolunda son yıllarda büyük çaba gösterdi" diyen Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Rekabet Ağı baş ekonomisti ve şefi Augusto Lopez-Claros şöyle devam etti. "Bu çabalar AB'ye katılımı güvence altına almayı sağlamak amacıyla sürdürülen önemli politik ve ekonomik reformlarla desteklendi. Bu yıl Türkiye'nin sıralamasında görülen büyük sıçrama bu çabaların bir yansımasıdır. Yalnız bu gelişme yetkilileri tetikte olmaktan alıkoymamalıdır. Yüksek kamu borcu ve bütçe açığı ülkeyi, yükselen piyasalarda yaşanabilecek bir dalgalanmaya karşı hassas kılmakta, daha fazla mali rahatlama gereğinin önemini ortaya koymaktadır. Yetkililer aynı zamanda Türk eğitim sisteminin kalitesini artırmalı ve eğitimin her basamağında daha çok fırsat yaratmalılar; çünkü Türkiye'de okullaşma oranı uluslararası standartlara göre oldukça düşük. Özel ilgi gerektiren diğer iki alansa ülkede altyapıyı güçlendirmek ve emek piyasasının esnekliğini artırmak".

Küresel Rekabet Raporu'na göre rekabet gücü en yüksek ülkeler İsviçre, Finlandiya ve İsveç. Danimarka, Singapur, ABD, Japonya, Almanya, Hollanda ve İngiltere en iyi on içindeki diğer ülkeler. Raporun en çarpıcı sonucu ABD'nin hala en iyi on içinde yer almakla birlikte büyük bir düşüş yaşayarak birincilikten altıncılığa gerilemiş olması.

Küresel Rekabet Raporundaki sıralama, kamuoyuna açık nesnel verilerle Yönetici Görüşleri Anketi'nin sonuçlarının bir araya getirilmesiyle oluşturuluyor. Yönetici Görüşleri Anketi her yıl tekrarlanan, Dünya Ekonomik Forumu'nun Raporun kapsadığı ülkelerin önde gelen araştırma enstitüleri ve iş dünyası örgütlerinden oluşan ortaklarıyla birlikte yürütülen kapsamlı bir anket. Bu yıl, dünya çapında bir rekor olan 125 ülkede 11.000'in üzerinde yöneticinin katılımıyla hazırlanan anketin Türkiye ayağını TÜSİAD–Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu koordine ediyor. Anketteki sorular, aynı zamanda sürdürülebilir ekonomik büyümenin kritik önemdeki belirleyicileri de olan, bir ülkenin iş ortamını etkileyen geniş çaplı faktörleri içerecek şekilde tasarlanıyor. Dünya Ekonomik Forumu, her yıl, çok sayıda ülkenin güçlü ve zayıf yanlarını, politika oluşumuna ve reforma ihtiyaç duyulan kilit alanların belirlenmesine katkıda bulunmak amacıyla kapsamlı bir açıklama ile duyuruyor.

Bu yılın Küresel Rekabet Raporu yöntemde önemli bir değişikliğe giderek, ülkelerin rekabet gücünü değerlendirmede yeni ve daha kapsamlı bir araç olan Küresel Rekabet Endeksi'ni (Global Competitiveness Index - GCI) kullanmaya başladı. Columbia Üniversitesi'nden Profesör Xavier Sala-i Martin tarafından Dünya Ekonomik Forumu için geliştirilen bu yeni endeks, iki yıldır kendisiyle ve geniş bir kullanıcı kitlesiyle yapılan işbirliğinin sonucunda, Forum tarafından daha önce kullanılan endeksi oluşturan kavram ve fikirleri genişletiyor ve derinleştiriyor.

Augusto Lopez-Claros'un sözleriyle, "Tanıtımı yapılan Küresel Rekabet Endeksi, Dünya Ekonomik Forumu'nun rekabet üzerine yaptığı çalışmaların mantıksal bir uzantısı. Değişen dünya ekonomisi ve iş ortamına gittikçe hâkim olan karmaşık yapı, ekonomik büyümeyi etkileyen daha çok sayıda etmeni ele alan bir araç geliştirilmesini zorunlu kıldı. Yalın bir tasarıma ve güçlü bir kavramsal desteğe sahip olan bu yeni endeksin, politikacılar ve iş dünyası ile üretkenliğin temel belirleyicileri üzerine yapılacak değerlendirmelerde önemli bir araç olacağına inanıyoruz".

Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve aynı zamanda başkanı olan Klaus Schwab ise şöyle konuştu. "Dünya ekonomisinin gittikçe karmaşıklaşması karşısında, Küresel Rekabet Raporu, ekonomik büyümeyi belirleyen önemli etmenleri anlamamızı sağlamaya yönelik bir katkıdır ve bazı ülkelerin gelir düzeylerini yükseltme ve vatandaşlarına daha çok fırsat sunma konusunda diğerlerine göre neden daha başarılı olduklarını açıklamaya yardımcı olur. Dünya çapında, ülkelerin ekonomik koşullarının detaylı bir değerlendirmesini yapan Rapor, politikacılara ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerine gelişmiş ekonomi politikaları düzenlemeleri ve gerekli kurumsal reformları belirlemeleri için önemli bir araç sunar."

Harvard İşletme Okulu profesörlerinden Michael E. Porter da İş Rekabet Endeksi'nin (Business Competitiveness Index - BCI) sonuçlarını sundu. Küresel Rekabet Endeksinin bir tamamlayıcısı olan bu endeks, işletme uygulamalarının ve şirket stratejilerinin karmaşıklaşması ile şirketlerin rekabet ettiği mikroekonomik iş ortamının kalitesi gibi daha çok verimlilik ve üretkenliği artırmaya yardımcı olan, şirketlere özel etmenlere ağırlık veriyor. İş Rekabet Endeksi sıralaması ile ilgili sonuçların tamamına Yönetici Özeti'nde yer verilmiştir ve sanal ortamda www.weforum.org/gcr adresinden ulaşılabilir.

Dünya Ekonomik Forumu, Küresel Rekabet Endeksi'nin coğrafi kapsamını genişletmeye devam etmektedir ve son çalışmada yer verdiği toplam 125 ülkeyle, benzerleri arasında en kapsamlı rapordur. Bu yıl raporun kapsadığı ülkelere Angola, Barbados, Burkina Faso, Burundi, Lesotho, Moritanya, Nepal, Surinam ve Zambiya eklenmiştir.

Bu yıl yayımlanan Rapor ABD, Arjantin, Brezilya, Fransa, Macaristan, İsrail, Japonya, Güney Afrika ve Türkiye üzerine ulusal rekabet gücünü etkileyen konularla ilgili etraflı incelemeleri de içermektedir. Bundan başka, Rapor, küresel rekabet ile ilgili konularda ve genel olarak Dünya Ekonomik Forumu'nun büyüme ve kalkınma kaygısı ile ilgili konularda Forum dışından birkaç çalışmayı da içermektedir. Tüm bunlara ek olarak, Raporda Forum'un baş ekonomisti Augusto Lopez-Claros'un Harvard profesörlerinden Richard Cooper ve Kenneth Rogoff ile küresel dengesizliklerin yayılması üzerine yaptığı konuşmaya da yer verilmiştir.

Rapor, çalışmada yer alan 125 ülkenin her biri için endeksin genel sıralamasındaki yerini kapsamlı bir şekilde özetleyen ve en göze çarpan rekabetçi avantaj ve dezavantajlarının neler olduğunu gösteren bir ülke görünümünü de içermektedir. Son olarak, Rapor'da, Küresel Rekabet Endeksi'ni oluşturan 100'ün üzerinde göstergenin her biri için ülke sıralamalarını veren veri tablolarının bulunduğu kapsamlı bir bölüm yer almaktadır.

Önemli Noktalar

  • İsviçre Küresel Rekabet Raporu'nda ilk kez 1. sırayı aldı. Bunu sağlayan en önemli etkenler ülkenin sağlam kurumsal ortamı, mükemmel altyapısı, etkin piyasaları ve yüksek düzeydeki teknolojik yenilikçiliğidir. Ülkenin çok gelişmiş bir bilimsel araştırma altyapısı bulunmakta; şirketler Ar-Ge'ye büyük harcamalar yapmakta ve fikri mülkiyet hakları güçlü bir şekilde korunmaktadır. Bunların yanında, ülke şeffaf ve istikrarlı kamu kurumlarına da sahiptir.

  • Geçen yıl 1. sırada olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), mükemmel iş ortamı ile etkin piyasalara sahip olmaya ve küresel teknoloji geliştirme merkezi olmaya devam etmektedir. Ancak, ülkenin genel rekabet gücü, büyük makroekonomik dengesizliklerin, özellikle tekrarlayan bütçe açıkları nedeniyle gittikçe daha çok artan kamu borcunun tehdidi altındadır. Ülkenin genel sıralamadaki yeri, tüm zamanların en yüksek dış ticaret açığını da içeren bu dengesizliklerin olası sert bir düzeltmeye yol açma riski nedeniyle hassas kalmaktadır.

  • Son yıllarda olduğu gibi Kuzey (İskandinav) ülkeleri, Finlandiya (2.), İsveç (3.) ve Danimarka (4.) ile dünyanın en rekabetçi ilk 10 ekonomisi arasındaki konumlarını korumuşlardır. İskandinav ülkeleri, bütçe fazlasına ve diğer Avrupa ülkeleri ortalamasından daha düşük kamu borçlanmasına sahiptir. İhtiyatlı mali politikalar, hükümetlere eğitim ve altyapıya yoğun yatırım yapabilme ve geniş alanda verdiği sosyal hizmetleri sürdürebilme imkânı tanımıştır. Finlandiya, Danimarka ve İzlanda dünyanın en iyi kurumlarına (sırasıyla 1., 2. ve 3.) sahip olmakla kalmıyor, İsveç ve Norveç ile birlikte sağlık ve ilköğretim alanlarında ilk 10 ülke içinde yer almaktadırlar. Finlandiya, Danimarka ve İsveç aynı zamanda yüksek öğrenim ve işte eğitim göstergelerinde ilk 3 sırayı paylaşmaktadır. Bu alanda Finlandiya'nın uzun yıllardır birinciliğini koruması da dikkat çekicidir.

  • Almanya ve İngiltere bu yıl da listedeki önemli sıralarını korumuşlardır (sırasıyla 8. ve 10.). Mülki hakların korunması ve hukuk sisteminin kalitesi alanlarında Almanya rakipsiz olmakla beraber, Almanya daha az olmak üzere iki ülke de makroekonomik ortamda az puan almışlardır. İki ülkede de kamu sektöründeki bütçe açığı ve artan kamu borçlanmasına ek olarak 2005 yılında para birimlerinde yaşanan değerlenme bunun en önemli sebeplerindendir. Dünyanın en karmaşık finans piyasalarına sahip olan İngiltere, piyasaların etkinliği ile ilgili alanlarda iyi konumdadır. Katı emek piyasası düzenlemeleri nedeniyle sıkıntı yaşayan Alman iş dünyasının tam aksine, esnek emek piyasası ve düşük seviyelerdeki işsizlik, piyasaların etkinliği alanlarında İngiltere'ye üstünlük sağlamaktadır. Ancak Almanya, inovasyon göstergelerinde ve iş dünyasının gelişmişliğinde İngiltere'den daha iyi sıradadır.

  • Bu yılki Rapor'da 4 sıra düşerek 42. sırada yer alan İtalya, birkaç yıldır süregelen düşüşüne devam etmektedir. İtalya'nın sorun listesi uzundur. Son 20 yıldır kesintisiz devam eden bütçe açıkları nedeniyle İtalya'nın makroekonomik ortamı kötü durumdadır. Ülkenin mali yapısı 2000 yılından beri sert bir şekilde bozulmaktadır ve GSYİH'nın %100'ünü aşan oranıyla dünyanın en yüksek kamu borcuna sahip ülkelerinden biridir. İtalya'nın zayıf kamu finansmanı, hükümet harcamalarının verimliliği, kamusal düzenlemelerin yükü ve daha genel olarak kamu kurumlarının kalitesine ait göstergelerdeki kötü durum gibi daha derin kurumsal sorunların bir yansımasıdır.

  • Geçen yıllarda olduğu gibi Polonya, Yunanistan'ın (47.) hemen arkasından 48. olarak AB ekonomileri arasında en alt sırada yer almıştır. Polonya, Orta ve Doğu Avrupa'nın en iyi ülkeleri Estonya (25.), Çek Cumhuriyeti (29.) ve Slovenya'nın (33.) oldukça gerisindedir. Polonya'daki önemli zayıflıklar, %18'e yaklaşan işsizliğin olduğu bir ülkede özellikle zararlı olan, oldukça korumacı ve katı emek piyasalarından kaynaklanmaktadır. Birçok geçiş ekonomisinde olduğu gibi şirketler, zayıf kurumlar, rüşvet ve suç, kayırmacılık, çok çabuk etki altında kalabilen bir adli sistem ve zayıf mülki haklar rejiminden kaynaklanan belirsizliklerle mücadele etmek zorundadır. Üretkenliği artırmak ve artan işçi maliyetleri karşısında rekabetçi kalabilmek için Polonya'nın daha derin reformlar yapması gerekmektedir. Aday ülkeler arasında, Türkiye ve Hırvatistan'ın dikkat çekici biçimde 12'şer sıra yükselerek sırasıyla 59. ve 51. sıralarda yer almaları, bu ülkelerin "AB bonus"undan yararlandığını düşündürtmektedir.

  • Rusya, 2005'te 53. iken 2006'da 62. sıraya düşmüştür. Rusya'daki özel sektörün, yargının bağımsızlığı ve yargı kararlarının uygulanması konusunda ciddi kaygıları vardır. Dünyanın en rekabetçi ekonomilerinin tersine Rusya'da yargı yoluyla sonuç almak ne hızlı, ne şeffaf ne de ucuzdur: 125 ülke arasında 110 olan sırasıyla yargı yoluyla sonuç almaya çalışmak, fazla zaman almakta, sonucu kestirilememekte ve şirketlere maddi yük getirmektedir. Biraz bu sebepten, mülki haklar sistemi oldukça zayıftır ve daha da kötüleşmektedir. Rusya'nın bu göstergedeki sırası son 2 yılda büyük düşüş göstermiş ve 2004'te 88. iken 2006'da 114. olarak dünya çapında en kötülerden biri olmuştur.

  • Asya'da en üst sıralardaki ülkeler Singapur (5.), Japonya (7.), Hong Kong (11.) ve Tayvan'dır (13.). Bu ülkelerde yüksek kalitede altyapı, esnek ve etkin piyasalar, sağlıklı ve iyi eğitimli işgücü ve yüksek seviyede teknolojik hazırlık ve inovasyon kapasitesi vardır. Malezya (26.), esnek emek piyasaları, göreli bozulmamış mal piyasaları ve birçok alanda (yasal sistem, hukukun üstünlüğü gibi) en iyi durumdaki yeni AB üyeleri ile aynı seviyelerde olan kamu kurumları ile bölgedeki en verimli ekonomilerden biridir.

  • Kore'nin performansı, Malezya'ya göre daha istikrarsızdır. Ülke, makroekonomi yönetimi, her seviyedeki okul kayıt oranları, patent kayıtlarına ilişkin verilere göre yeni teknoloji ve bilimsel inovasyonun yaygınlık oranları gibi alanlarda dünyanın en iyi durumdaki ekonomilerindendir. Ancak Kore, Finlandiya, İsveç, Danimarka veya Şili gibi ülkelerin standardına henüz ulaşmamış olduğu, hem kamu hem de özel kurumlardaki zayıflıklar yüzünden genel sıralamada geride yer almaktadır. Tayvan (13.), hâlâ yüksek seviyelerde verimliliğe sahip olmakla birlikte geçen yıl "ilk on" içinde olan yerini kaybetmiştir. Sadece ABD ve Japonya tarafından geçildiği kişi başına patent kaydı oranı ile bir inovasyon merkezidir. Yüksek öğrenim ve eğitim konusundaki başarısını (7.) devam ettiren Tayvan, Kore gibi kurumsal altyapıdaki zayıflıklar yüzünden genel sıralamada daha aşağıda yer almıştır.

  • İnovasyon kapasitesi ve firma operasyonlarındaki gelişmişlik alanlarındaki mükemmel skorları ile Hindistan 43. sırada yer almaktadır. Şirketlerin teknoloji kullanımı ve teknoloji transfer oranları yüksek olduğu halde, kişi başına gelirinin düşüklüğünün ve yüksek yoksulluk oranlarının yansıması olan en yeni teknolojilerin yaygınlık oranları, uluslararası standartların altındadır. Bu cesaretlendirici sonuçların yanında, yetersiz sağlık ve eğitim hizmetleri ile az gelişmiş altyapısı, Hindistan'ın yüksek büyüme oranlarından kaynaklanan faydaların daha eşit paylaşımını kısıtlamaktadır. Bundan başka, ardı ardına gelen hükümetler, dünya çapında en yükseklerden biri olan kamu borçlarını azaltmakta başarısız olmuşlardır.

  • Heterojen bir performans gösteren Çin, 48'den, 54. sıraya düşmüştür. Olumlu tarafından bakılırsa, Çin'in yükselen büyüme oranları ile daha fazla etki yapan düşük enflasyon, dünyanın en yüksek tasarruf oranlarından birine sahip olması ve yönetilebilir seviyelerdeki kamu borçları; Çin'in Küresel Rekabet Endeksi'ndeki makroekonomik göstergede mükemmel bir sonuç olan 6. sırada yer almasını desteklemiştir. Ancak, büyük oranda devlet kontrolünde olan banka sektörünün de yer aldığı birtakım kurumsal zayıflıklara dikkat çekmek gerekir. Finansal aracılık seviyeleri düşüktür ve devlet zaman zaman yüksek ve yerine getirilmeyen kredi portföyünün etkilerini azaltmak için müdahalelerde bulunmak durumunda kalmıştır. Çin'in, en yeni teknolojilere (cep telefonu, İnternet, kişisel bilgisayar) geçiş oranları düşüktür ve orta ve üst dereceli okullara kayıt oranları hâlâ uluslararası standartların altındadır. En kaygılandırıcı gelişme, kurumsal ortamın kalitesinin gözle görülür biçimde düşmesidir. 15 kurumsal gösterge ve hem kamu hem de özel sektör şirketlerini kapsayan bu sonuca göre Çin 60'tan 80. sıraya düşmüştür.

  • Latin Amerika ve Karayipler'in lideri daha önceki yıllarda olduğu gibi yine Şili'dir (27.). Şili'nin konumu, yalnızca–AB ortalamasında şeffaflık ve açıklığa sahip– sağlam kurumlarını değil, oldukça etkin işleyen piyasalarını da yansıtmaktadır. Ülke güvenilir, sürekli bir düzenleyici yönetim yaratılmasında destekleyici bir rol üstlenmiştir. Hızlı büyüme ve yoksulluğu azaltmak için sürdürülen çabalar, oldukça yetkili makroekonomik yönetim yaratmada kritik bir unsur olmuştur. Şili'nin dürüst mali politikaları ile yaratılan kaynaklar, altyapı ve artan bir şekilde eğitim ve toplum sağlığı konularında yatırımda kullanılmıştır. Şili'nin rekabetçi olduğu gerçeği göz önüne alındığında, yetkililer dikkatlerini, iş gücünün kapasitesini, kendisiyle karşılaştırılabilir özelliklere sahip olan Finlandiya, İrlanda ve Yeni Zelanda gibi ülkelerinkiyle arasındaki farkı kapatacak şekilde artırmak üzerinde yoğunlaştırmalılar.

  • Geçen yıl 57. sırada yer alan Brezilya 66. sıradaki konumuna, diğer ülkelere kıyasla daha büyük bütçe açığı vermesinden kaynaklanan Küresel Rekabet Endeksi'nin makroekonomik göstergesindeki gerileme (2005'te 91. sırada iken 2006'da 114.'ü) nedeniyle düşmüştür. Yüksek düzeyde seyreden kamu borçları ve geniş faiz farkı, Brezilya bankacılık sektörünün aracılık masraflarının yüksekliğine işaret etmektedir. Bu durum, özel sektör yatırımını, dolayısıyla ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkilemektedir.

  • Meksika sıralamada neredeyse sabit kalmış, 1 sıra yükselerek 58.liğe yerleşmiştir. Ülkenin çeşitli Küresel Rekabet Endeksi göstergelerindeki istikrarsız performansına örnek olarak sağlık ve ilköğretim, etkin mal piyasaları ile doğrudan yabancı yatırım ve teknoloji transferi gibi Meksika pazarının NAFTA dolayısıyla ABD ile arasındaki yakın bağı yansıtan bazı teknolojik hazırlık unsurlarındaki görece yüksek skorları gösterilebilir. Bu alanlardaki yüksek performans, diğer Latin Amerika ülkelerinde de yaygın olan, kurumsal zayıflıklar ile dengelenmektedir.

  • Sağlam ve güvenilir kurumların eksikliği Bolivya (97.), Ekvador (90.), Guyana (111.), Honduras (93.), Nikaragua (95.) ve Paraguay (106.) gibi Latin Amerika ülkelerinin genel sıralamada altlarda yer almalarına, özellikle de, şeffaf ve açık kurumlara sahip olmak gibi iyi yönetişimin temel unsurlarında dünyanın en kötüleri arasında bulunmalarına neden olmaktadır. Bu ülkelerin tümü, iyi tanımlanmamış mülki haklar, nüfuzu kötüye kullanma, verimsiz hükümet uygulamaları ve istikrarsız iş ortamı gibi sorunlardan muzdariptir. Devletin karar alma sürecinde görülen kayırmacılık, yargı bağımsızlığının yetersizliği ve yüksek suç oranları ve rüşvete bağlı güvenlik maliyetleri gibi konular iş dünyasının daha iyi rekabet etmesini zorlaştırmaktadır.

  • Petrol ihraç eden tüm ülkelerde olduğu gibi bütçe fazlası vermesine rağmen, Venezüella'nın genel performansı son birkaç yılda olduğu gibi kötüleşmeye devam etmektedir (4 sıra düşerek 88. sırada yer almakta). Gelişmeye engel olan en büyük unsur, kurumların yetersizliği ve kalitesidir. Özellikle yolsuzlukla ve karar vermede nüfuzun kötüye kullanılması ile mücadele ve hükümet müdahalesini azaltma gibi konularda Venezüella en kötü sıralarda bulunmaktadır. Okul kayıt oranları vasat veya zayıftır. Orta öğretim seviyesinde, Vietnam, Surinam ve Çin'in arkasında, 84. sırada yer almaktadır. Bebek ölümünde 1000'de 16 ile Cezayir ile aynı seviyede, kamu sağlığı konusunda iyileşmeye çalışan Rusya ve Ukrayna'dan yüksektir.

  • Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde, Körfez Ülkeleri Küresel Rekabet Endeksinde yine oldukça iyi sonuçlar elde etmişlerdir. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 32. iken Katar 8 sıra yükselerek 38.liğe çıkmıştır. Petrol fiyatlarındaki artışa bağlı olarak yaşanan dış ticaret hadlerindeki iyileşme, büyüme oranlarını ve süregelen kurumsal modernizasyon ve makroekonomi yönetimindeki düzelmeler nedeniyle iş dünyasında zaten yüksek olan güveni daha da artırdı. Ancak, zengin kaynaklara sahip birçok ülkede, kamu finansman bolluğu, -en azından şimdilik- büyük oranda petrole bağımlı ve dışarıdan gelen şoklara karşı hassas bu ekonomilerin, ekonomik çeşitliliğe sahip olmalarını sağlayacak olan insan kaynaklarında iyileşmeye dönüşmediği görülmektedir.

  • 30. olarak bölgedeki en rekabetçi ülke olan Tunus, Cezayir (76.) ve Fas (70.) ile birlikte kurumlarında görülen önemli düzelmelerle dikkat çekici bir şekilde sıralamadaki yerlerini yükseltmişlerdir. Mısır, bu yıl 9 sıra aşağı inerek 63. olmuştur. Bunun en önemli nedeni kötüleşen kamu maliyesi ve artan borç oranlarına bağlı olarak makroekonomik ortam göstergesinde 58.likten 108.liğe doğru keskin düşüştür. Ülke aynı zamanda yüksek öğrenim ve inovasyon alanlarında da düşüş yaşamıştır.

  • Afrika'nın Aşağı Sahra bölgesinde, Güney Afrika (45.), özellikle zengin, inovasyon yönelimli ekonomiler için önemli olan alanlarda büyük başarı göstermektedir. Mülki haklar, özel kurumlar, mal ve finans piyasalarının etkinliği, faaliyet çeşitliliği ve inovasyon gibi alanlarda üst sıralarda yer almaktadır.

  • Botsvana (81.), kilit önemdeki doğal kaynaklarından gelen zenginliğinin de etkisiyle büyüme oranını artırmada başarılı olmuştur. Botsvana'nın başarısında güvenilir ve yasal kurumlar, ihtiyatlı devlet harcamaları ve halkın politikacılara duyduğu güven önemli olmuştur. Kamu kurumlarının şeffaflığı ve hesap verebilirliği, istikrarlı makroekonomik ortama, etkin bürokrasiye ve pazar odaklı düzenlemelere katkıda bulunmuştur.

  • Diğer taraftan, sıralamada sırasıyla 104. ve 113. olan Tanzanya ve Uganda büyük ölçüde, sağlık ve eğitimdeki zayıflıkları nedeniyle sonlarda yer almıştır. Bu temel gerekliliklerde belirgin bir ilerleme kaydedilememesi, bu ülkelerin büyüme umutlarını baltalamaya devam edecek gibi görünüyor. Nijerya, petrol ihracat kazançlarındaki büyük artışa rağmen, zayıf makroekonomi yönetimi nedeniyle 18 sıra düşerek 101. sırada yer almıştır. 119. sıradaki Zimbabve, mülki hakların ve hukukun üstünlüğü gibi alanları da içeren kurumsal ortamın daha da kötüleşmesi nedeniyle olduğu kadar rüşvet gibi sorunlar ve bunların ve diğer faktörlerin makroekonomi yönetimi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle de alt sıralardaki inişine devam etmektedir.

Editörlere Not:

Rapor'daki sıralamayı indirmek için http://www.weforum.org/gcr adresine gidebilirsiniz.

Ülke profilleri veya Rapor hakkında belirli bir konuda bilgi edinmek için gcp@weforum.org veya ref@sabanciuniv.edu adresine ulaşabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için, Dünya Ekonomik Forumu sitesinde (www.weforum.org/gcr) Raporun yazarları ile söyleşileri izleyebilirsiniz.

Dünya Ekonomik Forumu'nun ortak kurumlarına ulaşmak için www.weforum.org/PartnerInstitutes adresine gidebilirsiniz.

Türkiye'deki ortak kurum TÜSİAD – Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu'dur. Rekabet Forumu'na www.ref.sabanciuniv.edu adresinden ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, www.pbase.com/forumweb/gcr adresinden raporun veya kapağının yüksek çözünülürlüklü fotoğraflarını indirebilirsiniz.

Rapor, Palgrave Macmillan tarafından yayımlanmaktadır ve online olarak www.palgrave.com/worldeconomicforum İnternet adresinden, +44 (0) 1256 302688 numaralı telefondan, +44 (0) 1256 330688 numaralı fakstan veya orders@palgrave.com e-posta adresinden ısmarlanabilir.

FedEx Corporation, Microsoft ve USAID, 2006-2007 Küresel Rekabet Raporu'nun ortaklarıdır.


Dünya Ekonomik Forumu, liderleri küresel, bölgesel ve sektörel alanlarda işbirliği yapmaya teşvik ederek dünyayı daha iyi duruma getirmeyi amaçlayan bağımsız uluslararası bir kuruluştur.

1971'de vakıf olarak kurulan ve merkezi Cenevre, İsviçre olan WEF, tarafsız ve kar amacı gütmeyen; herhangi politik, partizan veya ulusal çıkar ile bağlı olmayan bir kuruluştur. (www.weforum.org)

Rekabet Forumu, TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi tarafından, uluslararası piyasalarda Türk özel sektörünün kalıcı bir pazar payı elde edebilmesi için gerekli rekabet gücü, teknoloji yönetimi ve kıyaslama çalışmalarını yapmak amacı ile 2003 yılında kurulmuş bir araştırma merkezidir. 2004 yılından bu yana Dünya Ekonomik Forumu'nun Türkiye'deki ortağıdır. (www.ref.sabanciuniv.edu)


Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Binası Orhanlı, Tuzla 34956 İstanbul
+ 90 216 483 9710 ref@sabanciuniv.edu