Genel amacı ülkemiz üretim sektörünün yenilikçilik kabiliyetinin ve potansiyelinin ölçülmesi olan İmalat Sanayiinde Yenilik Araştırması 2004/05, Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research (Almanya) liderliğindeki Avrupa İmalat Sanayiinde Yenilik Araştırması 2004/05 ile paralel olarak yürütülmüştür
Araştırma, 2004/05 yıllarında Türkiye'de imalat sanayiinin önemli bir bölümünün bulunduğu İstanbul, Kocaeli, Konya ve Kayseri illerinin merkezlerini oluşturduğu 4 bölgede yapılmıştır.
Araştırmanın saha çalışması Temmuz 2004-Ocak 2005 döneminde gıda, tekstil, metal ve kimya sektörlerinden 135 firma ile yüz yüze yapılan görüşmeler şeklinde gerçekleştirilmiştir.
Kalite Yönetimi alanında çok çeşitli konuları kapsayan bu araştırmada ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Burada, sürekli iyileştirme, kalite belgeleri ve denetimleri, kalite güvencesi uygulamaları ve sıfır ara stok ve tam zamanında satın alma ve üretim uygulamaları konularında elde edilen sonuçlar sunulacaktır. Bütünlük sağlamak amacıyla Rekabet Postası'nın daha önceki sayılarında kullanılan bazı bilgi ve şekiller burada da kullanılmaktadır.
Sürekli İyileştirme
Kalite yönetiminin temel amacı müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını aşarak tatmin etmektir. Müşteri odaklı bu yönetim yaklaşımı müşterilerin arzu ve beklentilerini karşılarken, ürün ve hizmetlerin kalitelerinin sürekli iyileştirilmesine odaklanmıştır (Juran, 1988). Feigenbaum, Deming, Juran ve Ishikawa gibi lider kalite uzmanları, kalite hedeflerine ulaşılması için ölçme/değerleme ve geri besleme gibi araçların yardımı ile problem çözme veya potansiyel problemleri önlemek için sürekli iyileştirme uygulamalarına verilmesi gereken önemi vurgulamışlardır.
İmalat Sanayiinde Yenilik Araştırması'nda elde edilen veriler doğrultusunda, sürekli iyileştirme süreci yaklaşımı tüm organizasyonel teknikler içinde en yaygın olarak kullanılanıdır (Şekil 1). Tüm sektörlerde uygulanma oranı %95 civarına erişmiş durumdadır. Şu anda uygulamayı kullanmayan firmalar arasında ise gelecek 2 yılda planlayanlar yüksektir. Sürekli iyileştirme bazı firmalar tarafından 1970'lerde uygulanmaya başlanmış olmasına rağmen uygulama yaygınlığında 1990 yılından sonra büyük artış yaşanmış ve bu dönemde en hızla yayıldığı sektörler metal ve kimya sektörleri olmuştur.

Şekil 1. Sürekli iyileştirme süreci kullanımı ve süreci kullanmayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planı
Kalite başlığı hakkındaki bilgilere ek olarak, Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research (ISI) tarafından başlatılmış olan İmalat Sanayiinde Yenilik başlıklı çalışmadan da ilgili görülen bazı sonuçlar aktarılacaktır. Bu çalışmaya, Avusturya, Hırvatistan, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Slovenya, İsviçre ve Türkiye metal sektöründen firmalar katılmışlardır. Türkiye'den çalışmada konsorsiyum üyesi olarak Rekabet Forumu (REF) yer almıştır. Çalışmanın özet sonuçlarına "Avrupa İmalat Sanayiinde Yenilik Araştırması 2004" başlığı ile REF web sitesinden ulaşılabilir (www.ref.sabanciuniv.edu). Buradaki sonuçlardan birisi konsorsiyum ülkelerinde sürekli iyileştirme uygulamaları ile ilgilidir (Şekil 2). Sürekli iyileştirme uygulamasında Türkiye'den metal sektörü firmalarının konsorsiyum ülkeleri arasında ikinci sırayı aldığını görüyoruz.

Şekil 2. Avrupa ülkelerinde sürekli iyileştirme süreci kullanımının yaygınlığı
Kalite Belgelendirme Denetimleri
Kalite yönetimi felsefesinin temelinde ölçme ve değerleme bulunmaktadır. Sürekli iyileştirme uygulamalarının gerçekleştirilmesi için de ölçme ve değerlendirme önemli rol oynamaktadır. Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin etkin işlemesi için kalite hedeflerinin ve değerleme süreçlerinin açık ve net olarak tanımlanması gerekmektedir. Çoğu kalite yönetimi girişimleri açık ve net olarak tanımlanmamış kalite standartları sebebiyle başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Kalite yönetimi standartlarının belirlenmesinde ve kalite hedeflerine ulaşılmasında tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ISO 9000 kalite standartları sertifikasyon sistemleri organizasyonlara geniş ve ayrıntılı olarak bir çerçeve oluşturmakta ve yardımcı olmaktadır (Lau ve Anderson, 1998). Bu sebeple araştırmamızda kalite yönetimi uygulamalarında sertifikasyon ve denetimler ile ilgili olarak ISO 9000: 2000 belgesi ve sektöre özel kalite belgesi ile müşteriler tarafından gerçekleştirilen ölçme ve değerleme uygulamalarının yanı sıra çevre denetiminde kullanılan ISO 14001 sertifikasyon sisteminin kullanım durumu ve ileriye yönelik kullanım planları araştırılmıştır.

Şekil 3. ISO 9000:2000 sertifikasının durumu ve sertifikası olmayanların önümüzdeki 2 yıl içinde sertifika alma planı
Sektöre Özel Kalite Belgesi
Sektöre özel kalite belgesine en çok kimya ve gıda firmaları, en az tekstil firmaları sahiptir (Şekil 4). Gıda sektörü firmalarının hiç biri önümüzdeki 2 yıl içinde bu belgeyi almayı planlamazken diğer firmaların yaklaşık %40'ı planlamaktadırlar. Planlamama sebepleri ise genel olarak firmada uygulanabilir olmadığını düşünmeleridir. Sektöre özel kalite belgesine sahiplik metal ve kimya sektörlerinde 1990 öncesine, tekstil ve gıda sektörlerinde ise

Şekil 4. Sektöre özel kalite belgesinin kullanım durumu ve sektöre özel kalite sertifikası olmayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planları
Kalite Denetimleri
Günümüzde müşteriler tarafından uygulanan kalite denetimleri bütün sektörlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Müşteri denetimlerinden faydalanma en çok tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren firmalarda gözlemlenmiştir (Şekil 5). Müşteriler tarafından yapılan kalite denetimlerini uygulanmayan firmalar ise en fazla kimya sektöründedir, ancak kimya sektörü firmalarının da önümüzdeki 2 yıl içinde müşteri denetimi uygulamalarını planladıkları tespit edilmiştir. Gıda sektöründe ise müşteri denetim uygulamaları planlanmamaktadır. Müşteriler tarafından uygulanan kalite denetimlerine ilk olarak tekstil firmalarında başlanmıştır ve bu denetimler 1970 yılı öncesine kadar uzanmaktadır. Tüm sektörlerde müşteri denetimi uygulamalarına geçişteki en büyük artış 1995-2000 yılları arasında yaşanmıştır.

Şekil 5. Müşteriler tarafından yapılan kalite denetimlerini uygulayan firmalar ve uygulamayan firmaların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planları
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Standardı
ISO 14001 sertifikası, ISO tarafından belirlenmiş dünya çapında geçerliliğe sahip çevre yönetim için standartları belirleyen ve çevre yönetiminin sürekliliğini belgeleyen kalite standart sistemidir. Firmaların yaklaşık %10'u ISO 14001 çevresel yönetim sertifikasına sahiptir (Şekil 6). Önümüzdeki 2 yıl içinde bu sertifikayı almayı planlayan firmalar en çok kimya sektöründe faaliyet göstermektedirler. Diğer firmaların bu belgeyi almayı planlamamalarının genel sebebi olarak sektörlerinde uygulanabilirliğinin olmadığı gösterilmiştir.

Şekil 6. ISO 14001 çevresel denetim sertifikasının durumu ve sertifikası olmayanların önümüzdeki 2 yıl içinde sertifika alma planı
Kalite Güvencesi Uygulamaları
Kalite güvencesi, planlanan tüm sistematik faaliyetlerin kalite sistemine uygun olması ve kalite standart gerekliliklerine uygunluğunun tatmin edici düzeyde olduğunun gösterilmesi için uygulanılır. Başka bir deyişle, kalite güvencesi uygulamaları, kalite yönetim sistemlerinin tam olarak çalışmasını ve kalite standartlarına uygun ürün ve hizmet üretimini sağlamayı amaçlar (Moreno-Lenzo ve Peris, 1998). Olası kalite problemlerinin sistematik olarak önlenmesine yardımcı olur. İyi bir kalite yönetim sisteminin kurulması, yeterliliğinin değerlendirilmesi, sistemin denetlenmesi ve kendini gözden geçirmesi faaliyetlerini kapsar. Uygun olmayan ürün ve hizmetin kalite kontrol sonrası yeniden işlenme düzeyi, altı sigma uygulamaları ve bu uygulamaları gerçekleştiren çalışanların üretim ve kalite süreçlerindeki sahiplik dereceleri kalite güvencesini belirleyen temel araçlardandır.
Kalite Kontrol Sonrası İşleme - Hurdaya Çıkarma
Ürünlerin genelde %3'ü kadarı kalite kontrolden sonra yeniden işlenmekte veya hurdaya çıkarılmaktadır (Şekil 7). Bu oldukça yüksek bir rakamdır. Yeniden işlenen veya hurdaya çıkarılan ürünler en az gıda ve kimya sektörlerinde görülürken en fazla tekstil firmalarında görülmektedir.

Şekil 7. Ürünlerin kalite kontrolden sonra yeniden işleme veya hurdaya çıkarılma yüzdesi
Altı Sigma Uygulaması
Altı Sigma yönetim sistemi, kalite kontrol sonrası kusur oranını milyonda 3,4'e düşürmeyi hedefleyen en gelişmiş kalite yönetim ve güvencesi uygulanmasıdır. Süreçlerdeki en önemli problemler belirlendikten sonra, konuyla ilgili yeterli ve istekli uzman çalışanlar, proje ekipleri şeklinde görevlendirilir. Faaliyetler için gerekli tüm kaynaklar sağlanıp çalışanlar desteklenir. Önceden belirlenmiş proje süresi içerisinde üretim esnasında sorunu çözümlemek amacıyla ekiplerin tam zamanlı olarak projede çalışmasını sağlamayı ve bunu tüm işletmede çalışma tarzı olarak benimsenmesini öneren bir kalite yönetim ve güvence sistemidir (Linderman, vd., 2003).
Altı Sigma uygulamasından az sayıda firma (yaklaşık %20) yararlanmaktadır (Şekil 8). En az tekstil firmaları bu uygulamadan yararlanırken önümüzdeki 2 sene içinde kullanmayı yine en az tekstil firmaları planlamaktadır. Kullanmayı planlamayan firmaların büyük bir çoğunluğu firmalarında uygulanabilir olmadığını düşünmektedir. Altı Sigmayı metal ve kimya firmaları 1990 yılından önce, tekstil firmaları 1995'ten sonra, gıda firmaları ise 2000 yılından sonra kullanmaya başlamışlardır.

Şekil 8. Altı Sigma uygulaması kullanımı ve uygulamayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planı
Kalite Güvence ve Kontrol Uygulamalarında Sahiplik
Toplam kalite yönetiminde en iyi uygulamalar kalite güvence ve kontrol uygulamalarının mümkün olduğunca iş sahasına indirilmesini ve üretimi gerçekleştiren kişilere devrini öngörür (Feigenbaum, 1983).

Şekil 9. Kalite güvence ve kontrol uygulaması sahipliği
Metal ve gıda sektörü firmalarından elde edilen verilere göre, kalite güvence ve kontrol uygulamaları, en sık olarak iş yerindeki uzmanlar tarafından merkezi olarak yapılmaktadır. Kalite güvence ve kontrol uygulamalarını gerçekleştirenler olarak ikinci sırada ise iş sahasındaki uzmanlar ve makine operatörleri gelmektedir. Tekstil ve kimya sektörlerinde ise kalite güvence ve kontrol uygulamaları en çok uzmanlar tarafından iş sahasında gerçekleştirilmektedir. Bu sektörlerde ikinci sırada, kalite güvence ve kontrol uygulamalarının merkezi olarak uzmanlar ve sonrasında iş sahasında makine operatörleri tarafından gerçekleştirildiği gözlemlenmiştir. Bütün sektörlerin bir arada değerlendirilmesinin sonuçları Şekil 9'da sunulmuştur. Buna göre en çok rastlanılan uygulama, kalite güvence ve kontrol uygulamalarının en çok uzmanlar tarafından ve merkezi olarak uygulanması şeklinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, bu konuda genelde Toplam Kalite Yönetimi anlayışı çerçevesinde önerilen yaklaşımın dışında bir yaklaşım hâkim uygulama olarak gözükmektedir.
Sıfır Ara Stok Ve Tam Zamanında Satın Alma Ve Üretim Uygulamaları
Sıfır ara stok ve tam zamanında satın alma ve üretim uygulamaları Toplam Kalite Yönetimi yaklaşımının sonucunda varılan operasyonel düzeyi yansıtır. Ürün, üretim süreci ve hizmet kalitesinin yukarıya çekilmesi ile üretimdeki değişkenliğin azaltılması sonucunda artan güvenilirlik; girdi, ara ve nihai stokların azaltılmasına izin vermektedir. Bu tür uygulamaların Toplam Kalite Yönetiminin kök salmadığı kuruluşlarda devreye sokulması tasarruf sağlamadığı gibi bilakis büyük maliyetlere de neden olabilir.
Sıfır Ara Stok
Üretimde sıfır ara stok uygulamasının sektörlerde yaklaşık %40 oranında kullanıldığı gözlenmiştir (Şekil 10). Henüz uygulamayanlar arasında gıda sektörü firmaları dışında gelecek 2 yıl içinde uygulamayı planlayanların oranı ise oldukça yüksektir.

Şekil 10. Üretimde sıfır ara stok prensibinin kullanımı ve uygulamayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planı
Tam Zamanında Satın Alma
Tam zamanında satın alma yaklaşımı %65 oranında kullanılmaktadır (Şekil 11). Şu anda en az kullanma oranına sahip metal sektörü firmaları ise önümüzdeki 2 yıl içinde kullanmayı en fazla planlayan firmalardır. Tam zamanında satın alma kullanımında 1995-2000 yılları arasında tüm sektörlerde büyük bir artış yaşanmıştır.

Şekil 11. Tam zamanında satın alma yaklaşımının kullanımı ve uygulamayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planı

Şekil 12. Avrupa ülkelerinde tam zamanında satın alma yaklaşımının yaygınlığı
Daha önce referans verdiğimiz Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research tarafından yürütülen çalışmada Türkiye'den metal sektörü firmalarının tam zamanında satın alma yaklaşımının yaygınlığı açısından konsorsiyum ülkeleri arasında ilk sırayı aldığını görüyoruz (Şekil 12). Ancak ilginç olan husus, tüm ülkelerde bu uygulamanın göreli çok yaygın olmayışıdır.
Tam Zamanında Üretim
Müşteriye teslimatta tam zamanında üretim bütün sektörlerde büyük oranda kullanılmaktadır (Şekil 13). Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research tarafından yürütülen çalışmada da Türkiye'den metal sektörü firmalarının konsorsiyum ülkeleri arasında bu uygulamada da ilk sırayı almıştır (Şekil 14). Hem Türkiye'de hem de çalışmada yer alan Avrupa ülkelerinde tam zamanında üretim yaklaşımının tam zamanında satın alma yaklaşımına göre daha yaygın uygulandığını görüyoruz.

Şekil 13. Tam zamanında üretim yaklaşımının kullanımı ve uygulamayanların önümüzdeki 2 yıl içinde kullanım planı

Şekil 14. Avrupa ülkelerinde tam zamanında üretim yaklaşımının yaygınlığı
Sonuç
Bu çalışmanın Rekabet ve İşbirlikleri bölümünde rapor edildiği gibi, kalite, firmaların genel olarak en önde gelen rekabet unsurudur. Benzer şekilde, firmalar, bulundukları sektörde rekabet gücünü belirleyen en önemli unsur olarak da kaliteyi göstermişlerdir. Firmalarca bu denli öne çıkartılan kalite unsurunun daha yakından irdelenmesi ile aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
Toplam Kalite Yönetiminin ana unsurlarından olan sürekli iyileştirme yaklaşımının sektörlerde çok yaygın olarak uygulandığı gözlenmiştir. Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research tarafından sekiz Avrupa ülkesini içeren bir konsorsiyum bünyesinde sürdürülen araştırmanın sonuçlarına göre, bu çalışmada Türkiye'den yer alan metal sektöründe sürekli iyileştirme yaklaşımının yaygınlığı bu ülkeler arasında ikinci sıradadır.
ISO 9000:2000 sertifikasında ve sektöre özel sertifikalar konusunda özellikle bazı sektörlerin katedeceği mesafeler vardır. Müşteri denetimleri yaygın uygulanıyor gözükmektedir. ISO 14001 çevresel denetim sertifikası alımında ise sektörler henüz yolun çok başındadırlar.
Kalite kontrol sonrası işleme - hurdaya çıkarma oranları tüm sektörlerde yüksektir. Firmaların sürekli iyileştirme yaklaşımı çerçevesinde bu konuda hızla önlemler almaları gerektiği görülmektedir. Altı sigma uygulamalarının yaygınlaştırılması; kalite güvence ve kontrollarının uzmanlarca ve merkezi olarak uygulanması yerine gerekli eğitimlerin verilmesi kaydı ile, iş sahasına ve bizzat işi yapanlara aktarılması yararlı olacaktır.
Tam zamanında üretimin tüm sektörlerde oldukça yaygın uygulaması olduğu gözlenmiştir. Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research tarafından yürütülen araştırmada tam zamanında üretim uygulamasının yaygınlığı konsorsiyum ülkeleri arasında ön sırada olarak saptanmıştır. Tam zamanında satın alma uygulaması için de aynı sonuca ulaşılmıştır. Ancak uygulamanın yaygınlığı tam zamanında üretime göre daha sınırlıdır. Bunun nedenlerini, firmaların satın almada pazarlık güçlerinin düzeyine ve tedarikçi konumunda olan firmaların ana firmanın sıklıkla değişebilen üretim planlarına uyma zorunluluğu bağlayabiliriz. Sıfır ara stok uygulaması diğer iki uygulama kadar yaygın değildir. Esasen yüksek kalite kontrol sonrası işleme - hurdaya çıkarma oranları ile bu uygulamanın ne denli etkin olacağı da tartışmalıdır. Bu yüksek oranlar, sıfır ara stok ve tam zamanında üretim uygulamalarının da kendi içlerinde daha geliştirilmesi gereğine işaret etmektedir.
Teşekkür
Anketin hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Hacer Ansal ve Prof. Dr. Metin Durgut ile anketin uygulaması ve verilen cevaplardan bir veri tabanı hazırlanmasında emeği geçen Mahmut Akın, Polat Alpman, Mehmet Ali Aydemir, Nursel Aydıner, İbrahim Başoğlu, Aylin Bayar, Erşan Ciğerim, Ahmet Çeşme, Umut Ekmekçi, Sevcan Güleç, Nadide Sevil Halıcı, Bahar Kaynar, Erhun Kundakçıoğlu, Ali Erhan Küçük ve Nahit Yılmaz'a teşekkür ederiz.
Kaynaklar:
Feigenbaum, A.V., Total Quality Control, McGraw-Hill, New York, 1983.
Juran, J.M., "Managing for quality", Journal for Quality and Participation, 11-1, s. 8, 1988.
Lau, R.S.M., Anderson, C.A., "A three-dimensional perspective of Total Quality Management", The International. Journal of Quality & Reliability Management, 15-1, s.85, 1998.
Linderman, K., Schroeder, R.G., Zaheer, S., Choo, A.S., "Six Sigma: a goal-theoretic perspective" Journal of Operations Management, 21, s. 193, 2003.
Moreno-Lenzo, M.D., Peris, F.J., "Strategic approach, organizational design and quality management" International Journal of Quality Science, .3-4, s.328, 1998.
- Şubat 2010 - İnovasyonun Renkleri Mart Sayısı Çıktı
- Şubat 2010 - İnovasyonun Renkleri Şubat Sayısı Çıktı
- Ocak 2010 - Rekabet Postası'nın 24. Sayısı Çıktı
- Ocak 2010 - İnovasyonun Renkleri Ocak Sayısı Çıktı
- Ocak 2010 - Rekabet Stratejileri Serisi’nin 12. yayını olan, Prof. Dr. Dilek Çetindamar ve Elif Baktır tarafından kaleme alınan "İnovasyon Araç Kutusu: Yöneticiler İçin Teknikler" isimli rapor Aralık 2009 tarihinde yayınlandı.
Arşive ulaşmak için tıklayınız.
+ 90 216 483 9710 ref@sabanciuniv.edu

