YENİ, EN YENİ, DAHA YENİ



Ekonomik büyüme ve toplumsal gelişme için teknolojik inovasyonda, yani yenilikte yetkinlik kazanmanın ülkeler açısından taşıdığı yaşamsal önem son on yıldan bu yana en geniş biçimde tartışılmaktadır. Türk sanayisi olarak büyümeye daha fazla katkımız; sanayileşmiş ya da yeni sanayileşen ülkelerin ekonomik gelişmeyi ve rekabetçiliği teknolojik inovasyona bağlı olarak gerçekleştirdiğini benimsememiz ve bu yolda ilerlememiz ile mümkün olacaktır. Bunun için ise ulusal ve uluslararası gelişmeler, örnekler ve modeller çerçevesinde inovasyon sistemi, inovasyon yetenekleri gibi konuların düşünülmesi ve tartışılması gerekmektedir.

Yarının dünyasında iddia sahibi olan bütün ülkeler inovasyonda yetkinlik kazanma ya da var olan yeteneklerini artırma meselesini ulusal ölçekte benimseyip yine ulusal ölçekte uygulamaya koydukları ulusal bir politika çerçevesinde ele almaktalar. Ulusal ölçekte uygulanan inovasyon politikalarının karakteristik özelliği, inovasyonda yetkinleşmenin ve sonuçta kazanılan yetkinliği sürdürebilmenin sistematik bir mesele "bir sistem meselesi" olarak ele alınmasıdır. İnovasyonda yetkinlik kazanma sürecinin sistematik karakteri bilim ve teknolojide yetkinleşmenin ve inovasyon yeteneği kazanmanın salt teknik bir sorun olmadığıdır. Bu yetkinleşme aynı zamanda sosyo ekonomik ve siyasi bir süreçtir de. Bu noktadan baktığımızda inovasyonun bir sistem meselesi olduğu gerçeğinden hareketle, yeni idari yapıların kurulması ya da mevcutların geliştirilmesi, inovasyon ihtiyacının farkında olunmasının sağlanması ve stratejik bir vizyon geliştirilmesi gerekmektedir.

Bu noktada küreselleşme süreci dikkate alındığında, ulusal bir sisteme gerçekten gerek olup olmadığı sorulabilir. Sanılanın aksine ulusal ve bölgesel inovasyon sistemleri ekonomik çözümlerin ana alanlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu sistemlerin önemi inovasyona yönelmiş herhangi bir firmanın kurması gereken ilişkiler ağından kaynaklanır. Uluslararası bağlantıların önemi elbette artmaktadır; ama firmanın inovasyona yönelmesinde ulusal bazdaki eğitim sisteminin sanayi ilişkilerinin, teknik ve bilimsel konuların hükümet politikalarının, kültürel geleneklerinin ve diğer birçok etkenin rolü esastır.

O zaman bizlerin ülkemizin özeline inmesi ve Türkiye koşullarında "inovasyonda yetkinleşmek" tanımını ortaya koyması gerekiyor. Biz sanayiciler, yeni teknolojileri hızla edinip özümseyebilmeli, ürettiğimiz ürünleri ya da dağıtım yöntemlerini yeniden tasarlayabilmeli, yeni tasarladığımız bu ürün ve sistemleri gerçekleştirecek araçları sağlayabilmeli, teknolojilerimizi geliştirerek bir üst düzeyde yenilik üretebilmeli; tüm bunların yanında da organizasyon ve yönetim tekniklerimizi geliştirerek firmamızda inovasyon kültürü yaratmalı ve bunu bir kurum kültürü haline getirmeliyiz.

Küresel ekonomi günümüzde dünyayı büyük bir tek pazar haline getirmiş ve rekabet artık büyük bir alanda oynanan bir oyun olmuştur. Bu durum firmalara çeşitli zorluklarla birlikte fırsatlar da sunmaktadır. Ancak ticaret ve iş yapma anlayışının da değişimini zorunlu kıldığını kabul etmek zorundayız.

Ülkemizdeki, istihdam ve cari açık sıkıntıları bizi üretmek zorunda olduğumuz, milli gelir ve borçlanma rakamlarımız ise dış pazarlara satmak zorunda olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya bırakmaktadır.

İşte bu noktada "İNOVASYON NEDEN GEREKLİDİR" sorusu bizim için ayrı bir anlam ifade etmektedir.

Çünkü, bölgemizin bu zorunluluklarla başa çıkabilmesi için yeni ürün ve hizmetler geliştirmesi, yeni sektörlere hareketlilik kazandırması ve işletmeleri için büyüme imkanları yaratması gerekmekte, bu da inovasyon süreci ile mümkün gözükmektedir.

EGE Bölgesi Anadolu’da tarih sürecinde birçok uygarlığın beşiği olmuştur ve her uygarlık Ege Bölgesinde teknolojik ve inovatif gelişmeler sergilemiş, zengin bir miras bırakmıştır. Ege Kıyıları 21. yüzyılın rekabetçi dünyasındaki yerini geçmişte olduğu gibi bugün de teknoloji ve inovasyon lideri olarak yeniden almalıdır. Bizim de Oda olarak hedefimiz, Bölgeyi bugün de tarih boyunca olduğu gibi dünyanın teknoloji ve inovasyon üssü haline dönüştürmek, İnovasyon Odaklı—Teknolojiye Dayalı bir Bölge Ekonomisi oluşturmaktır.

Bunun için de;
  • Firmalarda dönüşüm,
  • Müşteri ve tedarikçilerin beklentilerini karşılamak,
  • Yeni ürün geliştirme,
  • Teknoloji geliştirme ve uygulama,
  • Yeni fikirler geliştirme ve uygulama
temeline dayalı bir inovasyon stratejisinden yola çıkarak, bölgemiz sanayisine yönelik olarak başlatacağımız projenin ön hazırlıklarını sürdürmekteyiz.

İnovasyon ile verimlilik artışı, maliyet düşüşü, karlılık ve istihdam kapasitelerinde artış sağlandığı bilinmektedir. Tüm bu unsurlarla mücadele eden biz sanayiciler için, bu zorlukları aşmayı başarmanın anahtarı olarak görülen inovasyonu; önermenin ötesinde, bir mecburiyet olarak anlatmanın görevimiz olduğunu düşünüyoruz.

Ancak bu gibi çalışma modellerinin firmalarımızda bir akım olup geçmemesi için kurumun kültürüne yansıması gerekmektedir. Bu yüzden biz, planladığımız çalışma ile öncelikle inovasyon kültürünü yaratacak ve inovasyon planlamasını gerçekleştirecek araçları sanayicilerimize sunmayı düşünüyoruz.

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın web sitesi www.ebso.org.tr 'dir.

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Binası Orhanlı, Tuzla 34956 İstanbul
+ 90 216 483 9710 ref@sabanciuniv.edu