HİNDİSTAN KONFERANSI

Gerek akademik yayınlarda ve çeşitli kuruluşların yayımladığı araştırma raporlarında, gerekse medyanın yayınlarında yükselen ekonomiler olarak nitelendirilen ülkeler sürekli bir gündem maddesi olarak irdelenmeye devam etmektedir. Bu ülkeler arasında Çin ve Hindistan’a yoğun bir ilgi olduğunu görüyoruz. Küresel bağlamda yapılan herhangi bir rekabetçilik analizi Çin ve Hindistan’ı göz önüne almak durumundadır. Bu iki ülke büyük nüfusları ve farklı politik sistemleri ile esasen öteden beri dikkatle izlenen ülkelerdi. Son senelerde bu ülkelerin kalkınma çabalarının çok daha yakından takip edilmesinin ana nedeni dünya ekonomisi ile bütünleşme çabaları ve bu çabalarında gösterdikleri başarıdır. Değişik politik sistemleri olan bu iki ülke geçmiş uygulamaları ile karşılaştırıldığında büyük değişimler içeren stratejileri ve yöntemleri ile gelişme yönünde önemli adımlar atmışlardır. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yükselen ekonomiler hakkında sağlıklı bilgiler türetilmesinin ve yayılmasının rekabetçilik analizlerinin isabeti açısından önemi açıktır. Bu görüşlerden hareketle, TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu olarak öncelikle Çin ve Hindistan’ı çalışma planımıza dahil ettik. Çin’in ekonomimizdeki daha baskın konumu nedeni ile bu iki ülkenin ayrıntılı incelenmesine Çin ile başlamış 2006 yılında Küresel Rekabette Yükselen Bir Güç: Çin başlıklı bir Rapor hazırlamıştık. 2007 yılında ise Hindistan’ı gündemimize aldık.

Temelleri 1980’de, ekonomik liberalleşme politikalarıyla atılan dünya ekonomisi ile bütünleşme çabaları ve 1991 yılından itibaren gündeme gelen daha köklü reformlarla bu çabalarında gösterdiği başarı, Hindistan’ın, İngilizce konuşan, eğitimli insan kaynağını değerlendirerek yazılım alanında olduğu gibi finansal ve teknolojik hizmetler ve araştırma hizmetleri ile ilgili alanlarda da yaptığı atılımla sürüyor. 2005 yılı verilerine göre Hindistan dünyanın en büyük onuncu ekonomisi, satın alma gücü göz önüne alındığında ise ABD, Çin ve Japonya’nın ardından dördüncülüğü alıyor. 1960-1980 döneminde kişi başına gelirini yıllık ortalama %1,2 oranında artırabilen Hindistan, 1980’den bu yana kişi başına yıllık ortalama %3,9 oranında büyüyor. Özellikle son üç yılda kişi başına GSYİH ortalama büyüme hızı %6,9’a ulaşan Hindistan’ın büyük bir başarı gösterdiği açık. Hindistan, son yıllarda ihracat açısından da başarılı bir performans sergiliyor. 1980 yılında 8,6 milyar dolarlık mal ihracatı yapan Hindistan’ın 2005 yılı ihracatı 90 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu değerlerin Türkiye için sırasıyla 2,9 ve 73 milyar ABD doları olduğu göz önüne alınınca son 20 yılda iki ülkenin ihracat performanslarının benzer olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ekonomik ilişkilerin bir başka boyutu olan doğrudan yabancı yatırımları ele aldığımızda, 2005 ve 2006 yıllarında, sırasıyla, 4,4 ve 11 milyar dolarlık yatırım alan Hindistan’ın, 9,8 ve 19,8 milyar dolarlık yatırım alan Türkiye ile doğrudan yabancı yatırımların niceliği açısından da benzerlik sergilediğini görüyoruz.

Büyük nüfusu, geçmiş uygulamaları ile karşılaştırıldığında büyük değişimler içeren stratejisi ve yöntemleriyle gelişme yönünde attığı adımlar ve son yıllarda dünya ekonomisiyle bütünleşme çabalarında gösterdiği başarı ile Hindistan, genelde gelişmekte olan ülkelerin ilgisini hak etmekle kalmıyor, bilgi ve iletişim teknolojileri özelinde tüm ülkelerinin rekabet konumlarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine işaret ediyor. Bu ilgi ve gözden geçirme Türkiye için de söz konusu. Hindistan’ın başarısının Türkiye’ye etkileri nelerdir? Büyüyen ve dünyaya açılan Hindistan pazarı Türk sanayisine ne gibi imkânlar sunabilir? Ne gibi işbirliği olanakları söz konusu olabilir? Dünya pazarlarındaki payını giderek artıran Hindistan’ın benzer ürünleri ihraç ettiği göz önüne alınınca Türk ürünlerinin rekabet gücü nasıl etkilenir? Türkiye Hindistan’ın özellikle bilgi teknolojileri alanındaki deneyimlerinden neler öğrenebilir? Bu sorulara yanıt bulmak için öncelikle son 25 yılda Hindistan’da gerçekleştirilen değişimi ve son noktada gelinen durumu anlamak gerekiyor. Bu amaçla, TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu olarak bu konuları tartışmak ve cevaplar aramak üzere 6 Aralık 2007 tarihinde, disiplinler arası bir içeriğe sahip konuların uzun vadeli bir bakış açısıyla ele alınacağı entelektüel düzeyi yüksek, tanıtıcı ve geniş katılımlı bir konferans düzenlemekteyiz. Konferansta üzerinde durulacak konular aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:

  • İş dünyasının bakış açısından Hindistan’ın dünyadaki yeri;
  • Hindistan’ın genelde hizmet sektörü ve şirketlerin geri hizmetlerinin çekme, özelde de bilgi teknolojileri konusunda yaptığı atılımın değerlendirilmesi;
  • Hindistan ve Çin’in ekonomik performanslarının doğrudan yabancı yatırım ve girişimcilik açısından da karşılaştırılması;
  • Hindistan ile ilgili ekonomi ve dış politika konularının yanında siyasal ve sosyal gelişmelerin de ele alınması.


Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Binası Orhanlı, Tuzla 34956 İstanbul
+ 90 216 483 9710 ref@sabanciuniv.edu